Sevilen animelerin 2. sezonu neden gelmez?

Bu konu ara ara aklıma gelen ve “Ya bu seri madem çok sevilmiş, madem çok tutmuş, madem herkes fanatiği olmuş; niye 2. sezonunu çıkarmıyorlar ki?” diye düşünmeme sebep olan bir konuydu.

Düşünmekle bir yere varamayacağımı anladım ve oturup araştırmaya karar verdim. Buyrun, sizin için derliyorum.

Manga/Novel satışları ve Anime satışlarının finanse durumu, kâr oranları ve hatta bazen firmaları bile ayrı oluyormuş genelde. Yani anime yapımcıları ve manga/novel yapımcılarını, birbirinden bağımsız düşünmek gerekiyor.

Anime yapımcısı gözünden bakalım:

  1. Yapımcı olarak manga’ya/novel’a para ödersiniz, çünkü o serinin animesini yapmak istiyorsunuzdur. Telif ücretlerini, yayınlanma ücretlerini vs. ödersiniz.
  2. O serinin animesini yaparsınız.
  3. Sizin yaptığınız anime, sizin para ödediğiniz adamın manga’sının/novel’ının satışlarını artırmaya yarar. Yani hem adamın reklamını tüm dünyaya yapmış olursunuz, hem de üstüne adama para ödemiş olursunuz.
  4. Müşteriler sizin Blu-Ray anime disklerinizi almaz, onun yerine gider manga’yı/novel’ı alır.
  5. Dolayısıyla yapım komiteniz ve ekibiniz, tüm dünyanın heyecanla 2. sezonunu beklediği o animenin devam etmesi hakkında konuşmazlar bile.

(Bir anime dükkanı.)

Müşteri gözünden bakalım:

  1. Blu-Ray diskler çok pahalı. Hem de çok pahalı…
  2. Eğer almak istediğiniz seri iyi bir seri ise, bölüm başı 60 dolar ödeyebildiğiniz oluyor. (Şu anki güncel kur ile 230 liraya denk geliyor bu da. 20 dakika için 230 lira.)
  3. Seriyi bundle şeklinde paket yapıp, 200-250 dolar gibi uygun (!) fiyata sattıkları da oluyor. Bu da doğal olarak, bir müşteri olan size, çok pahalı geliyor.
  4. Çok fazla anime var ve pahalılığın yanına bir de animelerdeki çeşit fazlalığı gelince, ne alacağınızı bilemiyorsunuz. Şaşırıp kalıyorsunuz. Bu yüzden ya animeyi korsan izliyor, ya da gidip çok daha ucuz olan manga’lara/novel’lara yöneliyorsunuz. Hem sevdiğiniz animenin devamı yoksa, zaten manga’ya/novel’a yönelmekten başka çareniz olmuyor.
  5. Paraya kıyıp, animeyi satın aldınız diyelim. Sizi, aldığınıza pişman edecek çok fazla kalitesiz anime var. Kalitelileri denk getirmek, bulabilmek çok zor oluyor. Birkaç kere para verip de kalitesiz seriye denk gelen insanda da, doğal olarak yeni anime diski alacak heves kalmıyor.

(Londra’da bir manga/novel dükkanı.)

Yapımcıların hatalarına bakalım:

  1. Blu-Ray diskler ana gelir kaynağı olarak kullanılıyor. Bir animeden elde edilen kâr pastasının en büyük dilimini Blu-Ray diskler alıyor. Bunun böyle olmasının sebebi hem Blu-Ray disklerin çok pahalı olması; hem de başka yerden kâr etmeyi düşünmemeleri.
  2. Pek az yapımcı, serilerini Netflix gibi yerlere yüklüyor. Çünkü animeyi izleyen tek milletin Japonya olmadığının farkında olup, tüm dünyanın izlediğini fark edebiliyorlar. Fakat çoğu yapımcı, sadece Japonya’ya yönelik olarak Blu-Ray diskler çıkarıyor. Bu disklerin çok pahalı olması Japon halkını haklı olarak korsana yönlendirdiği gibi, dünyanın geri kalanındaki insanlar istese de animeyi alamayacağı için, mecburen korsan olarak izlemek zorunda kalıyor.
  3. Yapımcıların dünyaya açılmayı ya da online alternatifleri artık akıl edebilmesi gerekiyor.
  4. Geçici heveslerin dünyasında, animeye yer vermemeleri gerekiyor. Animesi yapılabilecek pek çok kaliteli manga ve novel varken; kalitesiz serilerin animesini yapıp, bol bol fan service ile izleyiciye itelemeye çalışıyorlar. Bu da, para vererek anime almaya hazırlanan bir bireyin, kaliteli bir seri bulmasını zorlaştırıyor ve en sonunda, cüzdanı boşaltarak aldığı serilerin kalitesiz çıkıp durmasından bıkıyor ve korsana yöneliyor.
  5. Anime yapımcıları, lisanslı ürünlerde kâr payını çok düşük tutuyorlar. Bir firma, sizin novel’dan animeye çevirerek yarattığınız bir karakterin, figürünü imal edip satmak üzere sizinle anlaşmaya varıyor. Firma, 15 milyon dolarlık net kâr elde ettiğinde dahi, size düşen pay 200.000 bin gibi komik bir rakam oluyor. Oysa ki karakterin tasarımını siz yaptınız, lisansız sizin elinizde, o karakteri tanınır hâle getiren (ve dolayısıyla insanların figürü almasına neden olan) sizsiniz ama en az pay size düşüyor.
    Bu durum sinema ve kitap sektöründe de yaşanıyor. Yayınevleri, kitap başına yazara ödenen ücreti komik rakamlarda tuttuğu gibi, sinema salonları da aynısını film yapımcıları için yapıyor.
    Bu nedenle, anime yapımcılarının, lisanslı ürünlerinde kâr marjını bu derece düşük seviyede tutmamayı öğrenmeleri gerekiyor.

Sonuç olarak,
“Ya bu seri madem çok sevilmiş, madem çok tutmuş, madem herkes fanatiği olmuş; niye 2. sezonunu çıkarmıyorlar ki?” sorusunun cevabı da ortaya çıkmış oluyor.

Yapımcılar, animeleri Japonya dışında da izleyen insanlar olduğunun farkına varmadıkça, müşteriler animeleri korsan izledikçe, manga/novel’ların kalitesiz olanları düşük lisans fiyatı nedeniyle alınıp anime’leştirildikçe; kısaca biri bu düzene çomak sokmadıkça, ne yazık ki çok sevilen ve “Nolur 2. sezonu gelsin.” dediğimiz ancak 2. sezonu gelmeyen animelerden daha pek çok olacak gibi görünüyor.