Monosodyum Glutamat, yani “Çin Tuzu” nedir? Zararlı mıdır?

Neden abur cuburu çok severiz? Neden dışarıda yediğimiz köfteler, evde yaptığımızdan daha lezzetlidir? Lokantalardaki o harika yemekler gibi yemekleri niye yapamıyoruz? Cips, abur cubur, fast food gibi şeylere niçin bayılıyoruz?

1866 yılında Alman kimyager Karl Heinrich Ritthausen, “Glutamik asit” isimli bir kimyasal keşfetti. Bu kimyasalı, buğday glüteni sülfürik asitle işledi. Böylece bu kimyasalı elde edebilir hâle geldi.

Tokyo İmparatorluk Üniversitesi’nden Kikunae Ikeda, 1908 yılında deniz yosunu Laminaria’dan henüz bilimsel olarak tarif edilememiş bir tat ortaya çıkardı. Bu tat ne tatlı idi, ne tuzlu, ne ekşi, ne de acı…
Bunun tat özelliklerini inceledi ve içinde kalsiyum, potasyum, amonyum ve magnezyum glutamat buldu. Tüm bu minerallerden dolayı, birkaç farklı metalik tat elde etti. Bu tatlar arasında “sodyum glutamat“, en kolay çözünen ve en lezzetli gelendi.

Kikunae Ikeda, ortaya çıkardığı ürünü “monosodyum glutamat” (MSG) olarak adlandırdı ve bunu üretmek için bir patent sundu. Böylece 1909’da, MSG’nin üretimine ticari olarak başlandı.

Peki nedir bu zımbırtı?

ABD Gıda ve İlaç Dairesi tarafından “güvenli” kabul edilen, fakat Avrupa Birliği tarafından “gıda katkı maddesi” olarak sınıflandırılan bir tuz çeşididir. Tat bakımından, MSG ile normal sofra tuzunun tadını birbirinden ayırt edemezsiniz. Endüstriyel gıda üreticileri, sizin yediğiniz gıda içindeki tat algısını dengelediği, harmanladığı ve birleştirdiği için, MSG’yi aroma artırıcı olarak kullanmaktadır.

Zararlı mıdır?

Zamanında pek çok ülke ve bilim kuruluşu tarafından zararlı olabileceği düşünülüp, üzerinde çeşitli araştırmalar yapılsa da; somut bir bulgu elde edilememiştir. (Daha çok “WiFi sinyalleri zararlı mıdır?” meselesi gibi. Biliyorsunuz ki WiFi sinyallerinin zarar verdiğine dair elde hiçbir kanıt, hiçbir bilimsel veri yok. Üstelik defalarca araştırılmasına rağmen. MSG de o şekilde.)

  • 1980’de FDA tarafından görevlendirilmiş “Federation of American Societies for Experimental Biology” grubu tarafından yapılan analizde, günlük kullanımda herhangi bir zararı bulunmadığı sonucuna varılıyor.
  • 1986’da FDA’in tavsiye komitesi tarafından günlük tüketim miktarlarında, alımların olası kısa vadeli reaksiyonlar dışında insana herhangi bir zararı olmadığı açıklanıyor.
  • 1987’de Dünya Sağlık Örgütü ve United Nations Food and Agriculture Organization, MSG’yi gıda içerikleri arasında “en güvenli” kategorisine koyuyor.
  • 1991’de Avrupa Komisyonu’nun gıda komitesi, MSG’nin tamamen güvenli olduğunu tekrar onaylıyor ve günlük alımda herhangi bir sınır koymuyor.
  • 1992’de American Medical Association raporuna göre, hiçbir Glutamat çeşidinin ciddi bir sağlık sorununa yol açmadığı saptanıyor.
  • 1995’te tamamlanan ve varolan akademik makalelerin taranarak 350 sayfalik rapora çevrildiği “Federation of American Societies for Experimental Biology” araştırmasına göre yemekle alınan MSG’nin; Alzheimer, ALS gibi uzun vadeli kronik hastalıklara ya da beyin tümörü veya hasarına yol açtığına dair hiçbir delil olmadığı tespit ediliyor.

MSG’yi aşırı tükkettiğini zamanki öldürücü dozu ise, normal sofra tuzundan 5 kat daha fazla alınmasında gerçekleşmektedir. Yani normal sofra tuzununsizi öldüreceği dozun 5 katına kadar MSG bir zarar vermiyor. Sonuç olarak bu konuda da bir zararı yoktur.

Günümüzde ulusal ve uluslararası kuruluşlar, MSG’nin bir aroma artırıcı olarak insanlar tarafından tüketilmesini güvenli kabul etmektedir.

Tam olarak ne işe yarıyor bu MSG?

MSG, insanın tat algısıyla (tabiri caizse) oynaştığı için, yenilen şey insana daha “lezzetli” geliyor. Normalde o yediğiniz şey o kadar lezzetli değil yani.

Restoranda yediğiniz yemekler, evdekilerden daha lezzetli geliyor; çünkü içlerindeki MSG aroma artıcısı, beyninizin tat ve lezzet alma bölümlerini mıncırarak, yediğiniz şeyi size olduğundan daha lezzetli hissettiriyor. Muhtemelen normalde evde yaptıklarınızdan daha kötü gelecekti size.

Yediğimiz cipslerde, Fast-Food gıdalarda, hazır gıdalarda vs. hepsinde bulunur. Bu nedenle Fast-Food’u sever, cipsi afiyetle yer, dışarıdan yemek sipariş ederiz.

Ama TV’de zararlı diyorlardı?

Ara ara bu “Çin tuzu” olarak bilinen MSG’nin “zehir saçtığı” ile ilgili haberler, medyamızda yerini alır. Lütfen ciddiye almayınız.

Bakın mesela örnek bir gazete haberine bakalım.

Haberin içeriği şöyle:
– “Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, 2010-2020 yıllarını kapsayan çalışma planı doğrultusunda MSG’yi inceleyecek.”

Ama haberin başlığı şu:
– ÇİN TUZU TEHLİKE SAÇIYOR!

Hadi buyur… Ne demeli böyle haberciliğe?

Bu konuda daha fazlasını merak ediyorsanız, bu işin bilimsel karşılıklarını merak ediyor, tür haberlerin bilimsel olarak yalanlaması ve Çin Tuzu’nun neden zararlı olmadığı hakkındaki sorularınıza cevap arıyorsanız, güzel bir makale için sizi şuraya alalım:

https://evrimagaci.org/monosodyum-glutamat-msg-veya-cin-tuzu-zehir-kadar-tehlikeli-mi-1055

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir