BBC Muhabiri, anime ve mangaların pedofiliyi teşvik ettiğini iddia etti

Girls und Panzer isimli çok sevdiğim bir anime vardır, bu animeden burada bahsetmiştim. Bu animenin karakter tasarımcısı, Takeshi Nogami isimli iyi bir beyefendidir.

Ünlü BBC muhabiri Stacey Dooley (ki kendisi bu hanımefendi oluyor), geçtiğimiz günlerde Girls und Panzer animesinin karakter tasarımcısı Takeshi Nogami ile 3 saatlik bir röportaj yaptı.

“Benim arzum, tüm pedofilleri ve pedofilik medya üretenleri hapse tıkmaktır.” – Stacey Dooley

Pedofilik medya…
Ya ben.. neyse…
Ya sabır. Kişisel yorumlarımı katmayayım şimdilik, onları yazının en sonunda belirtirim. Şimdi düzgünce, yorum katmadan, haberi yazayım siz değerli okuyucularım için.

Girls und Panzer animesinin karakter tasarımcısı Takeshi Nogami, geçtiğimiz günlerde “Young Sex for Sale in Japan” (Japonya’daki Satılık Genç Seks) konulu bir belgesel ile ilgili röportaj yapması için BBC Three kanalına davet edildi. Stacey Dooley kendisiyle 3 saat boyunca röportaj yaptı.

Röportajı, Dooley’in Nogami’ye animelerdeki genç kızların tasviriyle ilgili düşüncelerini sorması şeklinde planlanmıştı. Fakat röportaj Dooley’in Nogami’nin fikirlerini almak yerine, kendi fikirleriyle bir tartışma alevlendirmesi şeklinde devam etti.

“Benim arzum, tüm pedofilleri ve pedofilik medya üretenleri hapse tıkmaktır.”

Nogami, röportajın gitmesi gereken yönde gitmediğini, içinde bulundukları oturumun “insan arzuları” ile ilgili bir argümana dönüştüğünü belirtti. Ek olarak, kimi insanların kirli arzulara sahip olabileceğini ve bu arzuları harekete geçirmek için bir çıkış arayabileceğine inandığını söyledi.

Dooley’in fikri ise tam tersiydi. “İnsanların kirli arzuları yoktur. Erotik medya ve pedofilik medya, insanları bozabilir. Benim arzum, tüm pedofilleri ve pedofilik medya üretenleri hapse tıkmaktır.”

Röportaj esnasında Nogami, Dooley’in kendi fikirlerini belirtmesi hâline dönüşen ve Japonya’nın İngiltere gibi olması gerektiğini belirten argümanlarını bitirmek ve konuyu değiştirmek için İngiltere’nin sosyal şartlarının Japonya’ya kıyasla çok kötü olduğuna ve İngiltere’deki yüksek yoksulluk sorununa değindi.
(İngiltere’de nüfusun %6.5’i yoksulluk sınırında yaşıyor.)
(Türkiye’deki genç nüfusun %22,6’sının işsiz olduğunu bilse ne derdi acaba garibim.. Neyse, kişisel yorumumu katmayayım.)

Dooley, Nogami’nin bu yorumunu dikkate almadı ve genç kızların cinselleştirildiği kurgusal yapımların nasıl yasaklanabileceği konusundaki önerilerini anlatmaya devam etti. Belgesel boyunca yasaklanmanın argümanları olarak Girls und Panzer animesi ve Yuyushiki animesi kullanıldı.

3 saatlik röportaj, çok sıcak bir tartışma ile sona erdi.
BBC muhabiri Dooley sordu:
– “Neden siz Japon insanları, İngiltere’nin yaptıklarını takip etmiyorsunuz?”

Nogami cevapladı:
– “Çünkü daha medeni durumdayız ve İngiltere’den çok daha düşük bir suç oranına sahibiz. Neden siz İngiliz insanları, Japonya’nın yaptıklarını takip etmiyorsunuz?”

Görüşmenin sonunda Nogami, görüşler arasında bir türlü uzlaşma sağlayamadıkları için üzüldüğünü ve kendisinin sözlerini Dooley’in İngiltere’ye yanlış ve yönlendirilmiş bir şekilde aktarıldığını söyledi. Bu söylemin ardından, Nogami’nin röportajları belgeselin final sürümünden çıkarıldı.


Bağımsız istatistik kurumu NationMaster‘a göre, Japonya %12.8’lik bir oran ile en az suç oranı olan ülkelerden. İngiltere’de ise bu oran %48.

2015 yılı raporlarına göre dünyanın en güvenli 3 şehrinden 2’si japonya’da.
1) Tokyo (Japonya)
2) Singapur
3) Osaka (Japonya)

2014 yılı tecavüz oranı araştırması, 100.000 kişiye göre oranlanınca:
ABD = 100.000’de 36,5
İsveç = 100.000’de 64,9
Japonya = 100.000’de 1,0


Görüşmeler sonrasında Takeshi NOGAMI kendi Twitter hesabından yazdı:

  • Black Lagoon’dan bir suikastçiymiş gibi gözlerimin içine baktı ve dedi ki: “Benim arzum, tüm pedofilleri ve pedofilik medya üretenleri hapse tıkmaktır.”
  • Bunu üstüme alındım.
  • “İngiltere’deki problemlerinizi çözmek için bize bakmayın.” dediğimde beni görmezden geldi.
  • Görüşmeler esnasında, çocuk istismarıyla mücadele edilebilecek yollara değindik.
  • “Tüm kurgusal çocukları yasaklamak gerek.” dedi.
  • “Önce yoksulluk sorununuza değinin.” dedim, “Suç oranını düşürmek istiyorsanız daha büyük faydası olacağına eminim.”
  • Bayan Susie bana resmi bir sesle “Neden siz Japon insanları, İngiltere’nin yaptıklarını takip etmiyorsunuz?” diye sordu.
  • Ben de yanıtladım: “Çünkü daha medeni durumdayız ve İngiltere’den çok daha düşük bir suç oranına sahibiz. Neden siz İngiliz insanları, Japonya’nın yaptıklarını takip etmiyorsunuz?”

Kişisel Görüşüm

Öncelikle, konuya girmeden evvel BBC’ye laflar hazırladım.

BBC denen İngiliz kamu yayın kuruluşunun, pedofili hakkında söz söylemeden önce bir ağzını çalkalaması gerekir.

BBC’nin ölen en ünlü sunucusu Sir Jimmy Savile’in pedofil olduğu ortaya çıkmıştı. Daha sonra kanalın bu skandalı bilerek görmezden geldiği anlaşılmıştı. 40 yılda yüzlerce kıza tecavüz ettiği, 200’den fazla kadının çocukken Savile tarafından tecavüze uğradığı hakkında şikayetleri üzerine polis soruşturma başlatmış; bunun üzerine Savile hakkındaki iddiaları araştıran bir program yapılmış, fakat bu programı BBC yönetimi örtbas etmiş ve yayınlanmadan rafa kaldırmıştı.

Kültür Bakanı Maria Miller, BBC’ye mektup yazmış ve BBC’nin gelirini televizyon ve radyo alıcıları için vatandaşın ödediği yıllık ruhsat ücretlerinden sağladığını hatırlatarak “Kamunun BBC’ye olan güveni sarsıldı” demişti. Bunun üzerine Miller’a cevap veren BBC Vakfı Başkanı Lord Patten ise Bakan’a üstü kapalı bir uyarıda bulunarak “BBC’nin bağımsızlığını sorguladığınız gibi bir izlenim vermek istemeyeceğinizi biliyorum” demişti.

Dediğim gibi, söz konusu pedofili ise, en meşhur sunucuları yüzlerce kız çocuğuna tecavüz etmesine rağmen ve pek çok soruşturma açılmasına rağmen soruşturmaları örtbas eden, bu konuda yapılan programların yayımlanmasını engelleyen, üzüldüğünü belirten bakanı da üstü kapalı tehdit eden BBC’nin “ama animeleri yısıklımık girik” demeden önce ağzını çalkalaması gerekir.

Konuya dönecek olursak,

Bir çizim sadece bir çizimdir. Başka bir şeymiş gibi davranılmaması gerekir. Pedofillik korkunç bir şeydir ve en ağırından cezalandırılmayı hak eden bir suçtur. Fakat anime’nin ona katkıda bulunduğunu söylemek, bir arabayı kullanan birisinin kendini kontrol edemediğini söylemekle aynı şeydir. Yani aptalca bir şey.

Tüm bıçakları, ekmek bıçaklarını, meyve bıçaklarını vs. yasaklayalım öyleyse. Niye? Çünkü bıçakla adam öldürülebilir yani. Hem öldüren de var, demek ki bıçak adam öldürmeye teşvik ediyor. Tüm dünyada yasaklanmalıdır.

Suç işlemede etken olmuş bir araç, suçun sorumlusu kabul edilebilir mi? Kaldı ki o araç ile suç işleyen kişi, suçu “o aracı görüp etkilendiği” için mi işler, yoksa kendi içinde kötülük olduğu için mi? Ben aklından cinayetle ilgili en ufak bir fikir geçmeyip de, mutfakta eline bıçak aldığı için dayanamayıp insanları doğrayan biri olduğunu sanmıyorum.

Kaldı ki Takeshi Nogami de kimi insanların kirli arzulara sahip olabileceğini ve bu arzuları harekete geçirmek için bir çıkış arayabileceğine inandığını söylemiş. Helal len Japon.

Kaldı ki anime hiçbir zaman doğrudan bir araç olamaz. İçinde küçük çocukların da bulunduğu tüm eserleri doğrudan yasaklamak gerekir bu durumda. İçinde çocuk bulunan diziler, filmler, çocuk programları vesaire… Kaldı ki bunlarda gerçek çocuk bulunuyor, bir pedofili için daha haz vericidir, değil mi? Kesin hepsi pedofililiği teşvik ediyordur, insanların içinde kötü düşünce yoktur, bunlar teşvik ediyordur.
Böyle bir şey olabilir mi?

Özetle şu olay, Türk medyasında ara ara çıkan
– “Bilgisayar oyunları insanları şiddete yönlendiriyor.”,
– “Vallahi melek gibi adamdı, GTA oynadı cani biri oldu.”,
– “Çocuğunuzu bilgisayara oturtmayın, zihni suça yönelir.”,
türü haberlerin İngiltere versiyonu işte.

He, kesinlikle içinde kötülük yoktu, kesinlikle aklında en ufak bir şey yoktu, çizim şeklinde çocuk gördü ve pedofili oldu, he he… Tüm animeyi yasaklamak gerek, he…